YETİŞTİRME ŞARTLARI
Hâlâ Anadolu'da bazı yerlerde kullanılan, tahta yayıklar vardır. İnce ve uzun tahtaların, her iki başta, yuvarlak bir tahta etrafında yan yana getirilmesi ile yapılır. Eğer tahtanın biri eksik olursa, ona yayık denmez, çünkü içinde ayran durmaz. Aşağıda belirtilecek yetiştirme şartları da, aynen bir yayığın tahtaları gibidir. Eğer bunlardan birisi eksik olursa, sağlıklı bir Kangal Köpeği Yetiştiriciliğinden söz etmek mümkün olmaz.
Barındırma
Koyunlar bir çok bölgede yaz mevsiminde akşam serinlik çıktığında yaylıma çıkarlar. Sabah 8 veya 9'a kadar, yani sıcaklık yükselene kadar arazide kalır ve yayılırlar. Bütün gece koyunlar ve köpekler uyanık kalırlar. Kangal Köpeği normalde, köy şartlarında, nerede dulda, yani kuytu bir yer bulursa oraya kıvrılır. Eğer üstünde yatacağı bir çul parçası bulursa, şanslıdır.
Kışın, hiç değilse yerden gelen soğuğu kesmesi için, altında bir parça çul veya tahta bir zemin olmalıdır. Yattığı yerin en azından, ufak, kulübecik gibi bir yer olması gerekir. Kulübe, yazın güneşten, kışın aşırı soğuktan köpeği korumalıdır. Pire, kene gibi parazitlerden ari olmalıdır. Zemini kuru olmalı, rüzgara karşı koruma sağlamalıdır. Kulübenin zemini, topraktan en az 5-10 cm yüksekte olmalıdır. Kapısı rüzgara karşı olmamalı, eğer rüzgara karşı yerleştirilmiş ise, kapının önüne tahtadan bir siperlik konmalıdır.
Kangal asla sadece ev içinde barındırılmamalıdır. Kangal, Kaniş gibi kucakta taşınacak, evde beslenecek bir köpek değildir.
Işık
Köy şartlarında beslenen köpekler için ışık herhangi bir problem teşkil etmez. Bol bol güneş ışığı alırlar. Güneş ışığı, bilindiği gibi, Vitamin D sentezlenmesine, vücut tarafından üretilmesine yarar. Vitamin D ise, “Büyüme Hormonu” dediğimiz “Growth Hormon”un salgılanmasını sağlar. Büyüme Hormonu da, adı üstünde canlının normal bir şekilde büyümesinden sorumlu olan maddedir.
Sıcaklık
Köy yerinde bir tabir vardır: "Köpek üşümez" denir. Aslında köpek üşür, ama diğer bir çok çiftlik hayvanında olduğu gibi, soğuktan fazla zarar görmez. Kangal, soğuğa maruz kaldığı zaman, hemen kıvrılır ve en çok üşüyen yeri olan burnunun ıslak, siyah ucunu, bacaklarının ve kuyruğunun altına alır. Böylece hem burnunu ısıtır, hem de ciğerlerine direkt soğuk hava girmez.
Yeni doğan yavruların vücudu, ilk 1 ay sıcak-soğuk regülasyonunu (ayarlamasını) yapamaz. Bu yüzden yeni doğum yapmış dişinin yavruları muhakkak soğuktan korunmalı, yattıkları yer sıcak tutulmalıdır. Bunun için çeşitli tedbirler alınabilir. Fakat en pratik yol, yattıkları yerin kapısını 1-2 kat bez ile kapamak ve altlarına tek kişilik elektrikli battaniyeyi ikiye katlayarak sermektir. Elektrikli battaniyenin üstüne de bir kat başka bir örtü serilebilir. Tek kişilik bir elektrikli battaniye, saatte ortalama 40 watt civarında elektrik harcar. Ölmesi muhtemel yavruların, bir canlı olarak değeri göz önüne alınırsa, bu yöntem oldukça ekonomik sayılır.
Nem
Kangal Köpeği'nin tabii yaşama ortamı, soğuk iklimdir. Yani tabii yaşama ortamında, yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yaz mevsiminde kuru sıcağa tahammül edebilir. Serin yerlerde ise yüksek neme tahammül edebilir.
Mesela Kangal gibi yerlerde rakım 1500 m civarında olduğundan, yazın sıcak geçer. Burada sadece sıcak pek problem olmaz. Veya İngiltere gibi nemli ama, yazları serin geçen yerlerde de, Kangal Köpeği başarıyla yetiştirilebilmektedir.
Ama, sıcak ve nemin ikisi bir arada olursa, büyük sıkıntı doğar. Bunun anlamı, Kangal Köpeği'ni, Adana ve Antalya gibi güney sahillerinde yetiştirilmesinin çok zor olduğudur. Yavru iken götürülürse intibak eder, fakat ileri yaşlarda bir çok problem beklenmelidir.
Bakım ve İdare
Kangal Köpeği'ne uygulanacak en etkili, en ucuz, en kolay, onları en mutlu edecek bakım yolunun, "onlara sevginizi göstermek" olduğu unutulmamalıdır.
Kangal Köpeğinin yavru iken ve bir çift olarak alınması daha iyidir. Biri erkek, biri dişi ise, kardeş olmamalıdırlar. Yavru edinme yaşı en iyi 1,5-2 aylık ikendir. Çünkü doğumundan itibaren geçen 1,5-2 aylık sürede anne sütünü almıştır ki bu çok önemlidir. Ayrıca anne ve kardeşleri ile beraber geçen 1,5-2 aylık yaşama sonucunda, bir çok yetenek kazanmıştır.
Hakiki bir Kangal Köpeği yetiştiricisi, elindeki köpeğini, kendi çocuğu gibi, aileden biri gibi görür. Çocuğu gibi sevgi ve şefkat gösterir. Yediğinden yedirir. Yattığı yeri düzgün hazırlar. Aşı ve hastalık gibi durumlarda masraftan kaçınmaz. Kötü muamele etmez, dövmez, bağırmaz. Gerekli terbiyesini verir.
Yavruların Bakımı
Eğer yavrular annesinin yanında ise, yavruların kaldıkları yerin sessiz, sakin, bilhassa çocuklar tarafından çok rahatsız edilmeyen bir yer olması gerekir.
Eğer yavrular dişiden ayrıysa, en pratik olarak, karton bir koli-nin içine veya bisküvi kutusu gibi bir kutunun içine konabilir. Kutunun tabanına gazete kağıdı serilmelidir. Her istedikleri zaman kutudan çıkamadıkları için, mecburen istemeseler de kutuya işeyecek ve pisleyeceklerdir. Bundan dolayı altlarındaki gazete kağıdı günde birkaç kere değiştirilir. Böylece hem ıslandıklarından dolayı üşümez, hem de mikrop ürememiş olur.
Ergin köpekler ve yavrular yıkanmaz. Fakat bilhassa annesinden ayrı yavrular, sık sık üstlerini kendi pislikleri ile kirletirler. Bu pislikler sıcak suda ıslatılmış bir bezle silinir. Eğer pislik çoksa, yavrular sıcak suyla yıkanır, bezle hemen kurulanır. Peşinden muhakkak saç kurutma makinesi ile kurutulmalıdır. Yavru muhakkak titreyecektir, çünkü bu ısınmak için yavrunun başvurduğu vücut savunma mekanizmasıdır.
Eğer ortam çok soğuksa, titreyen yavru küçük bir plastik pazar poşetinin içine konur ve sadece kafası poşetin dışında kalacak şekilde, poşetin ağzı, yavrunun boynundan, sıkı olmamak kaydıyla düğümlenir. Yavru böylece çabucak vücut ısısını normal sevi-yeye getirir ve titremesi geçer. Bilhassa 1 aylıktan küçük yavrular çok çabuk üşürler ve kolayca hastalanırlar.
Annesinden ayrı, 1 aylıktan küçük, bilhassa gözü açılmamış yavrular acıkınca, birbirlerinin kulak, pati ve cinsel organlarını yalarlar. Bunu önlemek için eniklerin karnı sık sık doyurulmalıdır. Eğer yine devam ediyorlarsa, nereyi yalamayı alışkanlık haline getirmişlerse, oraya tentürdiyot gibi, acı ama eniklere zarar vermeyecek maddeler sürülmelidir.
Kapalı bir alanda veya kutu içinde muhafaza edilen, bilhassa 1 aylıktan küçük yavrular, aynen bebeklerde olduğu gibi, 4 şey için viyaklarlar. Bunlardan hangisi için viyakladıkların şöyle bulunur:
1-Acıkma: Acıkmış yavrunun yanına gidildiğinde, hemen eli yalamaya, o kişiye bakarak, heyecanla kuyruk sallamaya, tırmanmaya başlar.
2-Tuvalet ihtiyacı: Yavrunun karnı toktur, sahibi yanında olduğu halde viyaklamakta veya inlemektedir, kutudan çıkmaya veya bulunduğu yerden çıkmaya çalışmaktadır. Arada durup, kutunun veya yattığı yerin zeminini koklamaktadır. Davranışıyla şunu belli etmektedir: Tuvalet ihtiyacını yapacağı bir yer aramaktadır, ama yattığı yere değil.
3-Annelerini veya anne zannettiği sahibini arama: Daha çok, annesinden çok küçükken ayrılmış, tek başına büyütülen yavrularda görülür. Yavrunun karnı doyurulmuştur, tuvalet ihtiyacı da giderilmiştir. Yavru, siz yanınızdayken sustuğu halde, siz ayrılınca viyaklarsa, bu annesini veya annesi yerine koyduğu sahibini yanında istediğini gösterir. Bu durumda ya yavru, kutusuyla yatağın hemen yanına konmalı, ya da yavrunun yanına oyuncak ayı gibi, köpek yavrusuna benzer bir eşya bırakılmalıdır.
4-Hastalık: Yavrunun karnı toktur, tuvalet ihtiyacı da giderilmiştir. Siz yanınızda olduğunuz halde, viyaklamakta veya inlemektedir. Büyük ihtimalle rahatsızdır, bu durumda bir veteriner hekime baş vurmak gerekir.
Tuvalet ihtiyacının belirli bir yere yapılması isteniyorsa; ilk gün yavrunun konduğu yere gazete kağıdı serilir. İhtiyacını görüp, kirlettiği gazete kağıdı alınır. Topaklanarak, tuvalet ihtiyacını görmesini istediği yere konur veya kutuda kum veya talaş, bu kirlenmiş gazeteye sürülür. Böylece yavru, tuvaletini ilk oraya yaptığı zannıyla, bundan sonra o tuvalet kutusunu kullanır.
Yavruların kulağını kesme: Buna, "Kulak kepçesini kesme" demek daha doğru olur.
Kulak kepçesinin vazifesi; köpeğin kulağına girebilecek toz, toprak, çöp, pislik gibi yabancı maddeler, sinek, sivrisinek gibi haşaratlar ile rüzgar, kar ve yağmur suyu gibi tabii olaylardan, kulağın zarını korumaktır. Anatomik olarak, Kangal Köpeği'nin kulak kepçesi büyük, sarkık ve etlidir. Kafatasına yapışık şekilde durur ve vazifesini gayet iyi yapar.
Bir çok Kangal Köpeği yetiştiricisi, 3 sebepten köpeklerin kulağını keserler. Bunların mazeretleri şöyledir:
1-"Kangal'ın kulakları çok etli olduğundan, iyi duyamıyor. Bu yüzden bekçilik görevini iyi yapamaz."
2-"Gerek diğer köpeklerle boğuşurken, gerekse kurt ile boğuşması esnasında, kulağından tutulabilir. Kulağı etli ve hassas olduğu için, bu durumda kıpırdayamaz ve yenilir."
3-"Herkesin köpeğinin kulağı kesik. Hem ben, köpeğimi böyle daha çok seviyorum, köpeğime kesik kulak yakışıyor."
Herkesin kendine göre bir mazereti vardır. Avrupa ülkelerinde, köpeklerin kulaklarının kesilmesi, "Hayvanları Koruma Kanunu" ile yasaktır ve köpeğinin kulağını kesen cezalandırılır. Batı ülkelerinde bütün Kangalların kulak kepçeleri yerli yerindedir.
Kulak eğer kesilecekse: Yavru en fazla 2 aylıkken kesilmelidir. Çünkü, daha büyük yaşlarda, kan damarları geliştiğinden, kesim ve kesim sonrası, yara bakımı çok zahmetli olmaktadır. Kesim işi mümkünse bahar aylarına denk getirilmelidir. Yazın yapılan kesimde, yaranın kurtlanması, kışın yapılan kesimde, yaranın soğuktan azması riski vardır.
Kesim işi muhakkak bir veteriner hekim tarafından, usulüne uygun bir şekilde, kulağa güzel şekil verilerek, anestezi ile uyutularak ve kesim sonrası dikiş atılarak yapılmalıdır.
Kulağı koparma: (Çok özür dileyerek) bazı vicdansızlar, yavru henüz birkaç günlük iken, 2 kulaktan tutup, yavruyu döndürerek kulağı koparmaktadırlar. Bunu vicdanla, insanlıkla ile bağdaştırmak mümkün değildir.
Çok kere kulak kepçesi, çok biçimsiz şekilde ve kafa derisinin fazladan bir kısmı ile birlikte kopar. Kafatası kemiği gözükür. Yavru eğer ölmezse, kulak sakat kalır. Fakat yavru çok kere, mikrop kaparak ölür. 1-2 günlük yavruya yapılan bu zulmün hesabının, bu dünyada sorulmasa bile, öbür dünyada nasıl verilebileceğinin cevabını, okuyuculara ve vicdan sahibi, gerçek Kangal Köpeği yetiştiricilerine bırakıyorum.
Kuyruk kesme: Eskiden Anadolu'nun bir çok yerinde, Kangalların kuyrukları kesilirdi. Yaşlılar bunun sebebini şöyle izah etmektedir: "Köpek uyurken, bilhassa soğuk mevsimlerde burnunu kuyruğunun altına alır. Sürünün veya beklediği evin yanına kurt, yabancı köpekler ve vahşi hayvanlar geldiği zaman, burnunun üstündeki kendi kuyruk postunun kokusundan dolayı, o hayvanların kokusunu alamaz. Bu yüzden köpeğin kuyruğunu keserdik."
Eskilerin bu izahatı şu yönüyle hatalıdır, çünkü köpeğin işitme duyusu, koku alma duyusundan daha keskindir ve köpeği daha çabuk alarma geçirir. Bu yüzden eskilerin yaptığı iş tamamen yanlış bir uygulamadır. Ayrıca kuyruk bir köpeğin dümenidir. Koşarken, kuyruğu ile ani manevra yapar. Kuyruğu kesilen bir köpek kesinlikle ani ve etkili manevra yapamaz. Ayrıca kuyruk kesme çok acı verir. “Kuyruk acısı” deyimi buradan gelir. Bu yanlış uygulama, halen Orta Asya Türk Cumhuriyetleri'nde devam etmekte ve buradaki çoban köpeklerinin kulakları ile birlikte, kuyrukları da genellikle kesilmektedir.
Ergin Köpeklerin Bakımı
Hangi yaşta olursa olsun, Kangal'ların su ve yemek kapları daima temiz tutulmalıdır. Kaplarda ki su, günlük yenilenmelidir.
Sık, sık postu, kulaklarının içi, gözleri, dişleri, tırnakları, herhangi bir parazit veya rahatsızlık olup olmadığı araştırılmalıdır.
Hangi yaşta olursa olsun, Kangal Köpeği yıkanmaz. Köpeklerde ter bezleri olmadığından, terlemezler. Postunu ve cildini korumak için, derilerinden yağlı bir madde salgılarlar. Bu yağlı madde, ciltlerini nemli tutarak, kurumasını ve çatlamasını önler. Köpek yıkandığı zaman, bu yağlı madde de yıkanmış olacağı için, hayvanın cildine zarar verilmiş olur.
Kangal Köpeği'ne rahat hareket edeceği, yeterli genişlikte bir ortam sağlanması, çok önemlidir. Bir yere çakılıp kalmaları, bu hayvanları aşırı derecede mutsuz eder. Hele hele tek başına iseler daha fazla olumsuz etkilenirler. Sürekli olarak bir eve tıkılıp kalan veya bir kapının önüne bağlanıp, "Basit bir kapı iti" muamelesi gösterilen Kangal Köpeği'nin mutlu olduğu söylenemez. Kangal Köpeği sahibine bağlı ama, aynı zamanda özgürlüğüne düşkün bir hayvandır.
Köpek Nakliyesi
Tecrübesi olanlar bilir, çok zahmetli, tehlikeli ve çok iyi planlanması gereken bir konudur.
Kapalı araba bagajında asla köpek taşınmaz. Hem karanlıkta kaldığı için strese girer, hem havasız kalıp, boğulma riski vardır.
Steyşın araba bagajında taşırken, eğer mevsim yaz ise, köpeği güneşten ve sıcaktan koruyacak tedbirleri almak gerekir. Büyük ihtimalle huysuzluk yapacak ve kusacaktır. Bazen aracın arka koltuklarında köpek taşınırken, bunalan ve huysuzluk yapan köpek sağı, solu tırmalar ve ısırır. Bu arada tırmalama esnasında kapıyı dahi açabilir.
Pikap, kamyonet veya kamyon gibi araçlarda taşıma yaparken en önemli husus, köpeğin zincirinden kurtulup, aracın açık kasasından atlaması ihtimalidir. Eğer aracın kasası kapalı ise, muhakkak kapılar çok iyi kapatılmalıdır. Bazen bağlanan ip veya zincir uzun olduğunda, köpek kasadan atlayabilir Bu şekilde yerde sürüklenerek, teker altında kalarak veya asılarak ölebilir.

Fotoğraf 1. Kısa mesafeler için tavsiye edilebilecek bir köpek taşıma yöntemi !...