KANGAL KÖPEĞİ'NİN GELECEĞİ                   

 

Kangal Köpekleri'nin geleceğini garantiye almak için bazı çalışmalar yapılması gerekir:

1- Kangal Köpeği’nin önündeki en büyük problem, sahibinin olmayışıdır. Kangal Köpeği’ne her şeyden önce konunun ilgilileri sahip çıkmalıdır. Sokaktaki vatandaş, herhangi bir esnaf Kangal Köpeği uzmanı kesilmekte, ahkâm kesmekte, kendisini TSE ye-rine koyarak, ırk standartları belirlemektedir. Hayatta hiç Kangal yetiştirmemiş, eliyle bir Kangal’ın başını okşamamış hocalar, Uluslararası Kangal Köpeği Sempozyumu’nda bildiri sunabilmektedir. 

Bir üroloji doktorunun, beyinle ilgili ve beyin cerrahisi alanına giren bir hastalığa teşhis ve tedavi uygulaması düşünülemez. Bu hem bilimsel, hem de etik değildir. Bilim kimsenin tekelinde değildir. Ama diğer yandan, herkes kendi işini yapmalıdır. Kangal Köpeği’nin yetiştirilmesi ve ıslahı ile ilgili meslek kuruluşu ve kişi-ler, ziraat fakültelerinin, Hayvan Yetiştirme ve Islahı Bölümü ile bu bölümden mezun olmuş zooteknist ziraat mühendisleridir.

2- Kangal Köpeği’nin önündeki ikinci büyük engel, Kangal Köpeği’nin bir Türkiye Köpek Irkı değil, Sivas’a ait bir ırk veya daha dar çerçevede, Kangal İlçesi’ne ait bir ırk gibi görülmesidir. Bu yanlışlık, Mart 1997’de TS 12172 no ile kabul edilen Kangal Köpeği TSE Standardı’nda da, devlet eliyle yapılmaktadır. Burada Kangal Köpeği tarif edilirken; “Sivas İli çevresinde, özellikle Kangal İlçesinde yetişen...” gibi çok komik bir ifade vardır.

Kangal Köpeği bir Türkiye Köpek Irkı’dır ve Türk Dünyası’na aittir. Bu ırkın menşei Sivas İli değil, Orta Asya’dır. Ama günümüzde dünyanın bir çok ülkesinde yetiştirilmektedir. Zaten globalizasyon bunu gerektirir. Hollanda menşeli Siyah-Alaca Sığır’ın Türkiye’de yetiştirilmesi, Hollandalılar için bir ayıp ve kayıp değil, bilakis bir kazanç ve gurur kaynağıdır.

Eğer bir yetkili çıkıp, “Kangal İlçesi’nde yetişen köpekler ‘Saf Kangal’, Kangal İlçesi dışındakiler melezdir” diyorsa, bu külliyen yalandır ve yanlıştır. Ayrıca bu tip tavırlar, Kangal Köpeği’nin geleceğine yarar değil, zarar verir.

3- Mevcut Damızlık Süt Sığırı veya Arı Yetiştiricileri Birlikleri’nde olduğu gibi, Kangal Köpeği’nin yoğun olarak yetiştirildiği illerde "Damızlık Kangal Köpeği Birlikleri" kurulmalıdır. Bu birliklere üye yetiştiricilere, ucuz kredi, teşvik, prim gibi çeşitli kolaylıklar sağlanmalıdır.

Kangal Köpeği yetiştiricilerinin bir birlik etrafında örgütlenmesi, onların geleceklerinin garanti altına alınması demektir. Bu yolla, bütün köpekler kayıt altına alınmış olacaktır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Üniversiteler tarafından hazırlanacak ıslah programları ile, bilimsel bir yetiştiricilik yapılabilir.

4- Günümüz Türkiye’sinde Kangal Köpeği’ne yapılan en büyük kötülüklerden birisi, bilerek veya bilmeyerek “Standart Dışı Kangal Köpeği” yetiştirmektir. En yüksek cidago yüksekliğine, en büyük ağırlığa, en iri kafaya sahip Kangallar yetiştirmek demek, Kangal’ın standardını bozmak demektir. Kangal Köpeği’nin bir ırk standardı vardır. Bu standartların dışına çıkan bir köpeği, “Standart Dışı” olarak belirtmekten başka yapacak bir şey yoktur.

5- Kangal Köpeği'nin tanıtımına yönelik yoğun çalışmalar yapılmalıdır. Daha fazla festival, yarışma, şölen düzenlenmelidir. Bu konuda çekilecek film, belgesel, klip ve reklamlar Kültür Bakanlığı'nca desteklenmelidir. Kangal Köpeği’nin iyi bir tanıtımının yapılması, toplumun bilinçlenmesine ve ona sahip çıkmasına yol açacaktır.