KANGAL KÖPEĞİ'NİN GENEL DAVRANIŞ ÖZELLİKLERİ

 Karakteri:Kangal Köpeği'nin karakteri, asil, cesur, ağırbaşlı, zeki, hassas ruhlu ve verilen görevi canı pahasına yapandır.

Sürü ve çobanla birlikte iken, sürünün yanına gelen yabancıya havlamaz. Fakat yabancının bütün hareketlerini gözü ile takip eder ve çok huzursuzdur. Yabancı, çobanın tanıdığı olduğu için, ses çıkarmaz. Ama sürünün yanında bir yabancının olmasında da son derece rahatsızdır. Sürünün yanında çoban veya sahibi yoksa, yabancıların sürüye yaklaşmasına müsaade etmez.

Ev, ağıl önünde bekleyen Kangal Köpeği, sahibi yanında ise yine aşırı bir tepki vermez. Genellikle sessiz bir şekilde bekler. Eğer kendisi ile ilgilenirse, mahcup tavırlar sergiler ve uzaklaşır. Ev, ağıl önünde beklerken, sahibi yanında değil ise tepki verir ve havlayarak evdekilere haber verir.

 Zekası:Gerek bir çok kaynakta, gerekse yetiştirenlerin  ifadesi, Kangal Köpeğinin bir çok kelimeyi ve komutu anladığı yönündedir.

Yapılan bir araştırmaya göre, köpekler yeni bir komutu öğrenme ve komuta itaat yönünden sınıflandırılmışlardır. Bu çalışmada 80 adet köpek ırkı araştırılmıştır. En iyi sınıfa dahil köpekler, yeni bir komutu 5 yada daha az tekrarda öğrenirler ve komuta itaat % 95'dir. İlk 3 sırayı, Border Collie, Poodle (Kaniş) ve Alman Çoban (Kurt) Köpeği alır. En kötü sınıfa dahil köpekler ise, yeni bir komutu 80-100 tekrarda öğrenirler ve komuta itaat % 25 ve aşağısıdır. Buna göre Afgan Tazısı en zor öğrenen ve en itaatsız ırk olmuştur. Basenji ve Bulldog, onu takip etmektedir.

 Davranış Biçimleri

Annelik vasfı: Yavrularına karşı çok şefkatli ve mükemmel annedirler. Kendileri et yerken, yavruları yanına yaklaştığı zaman, hemen geri çekilirler. Yavrularına bırakırlar. Yavrulara karşı herhangi bir tehdit olduğunda, yavrularını ölümüne korurlar

Duygusallığı: Kendilerine karşı yumuşak veya sert davranıldığı zaman, aynıyla mukabele ederler. Sevgi ile muhatap olduklarında, tavır, hareket, mimik, havlama ve inleme gibi çok çeşitli yollarla karşılık verirler. Tam tersine, kötü muamele gördükleri zaman, eğer bunu yapan sahipleri ise küser, kabuklarına çekilirler.

Farz edelim siz sabah köpeğinize kızdınız ve işe gittiniz. Akşam tekrar eve geldiniz, ama sabah kızdığınızı unuttunuz. Ama köpeğiniz unutmamıştır ve sizin yanınıza gelmez, gelse bile süklüm püklüm, başı öne eğik bir haldedir. Siz niçin böyle davranıyor derken, ona sabah kızdığınız ve onu küstürdüğünüz aklınıza gelir. Ona gösterdiğiniz sevgi ile tekrar barışırsınız.

Kıskançlığı: Sahibi başka bir köpeği sevdiği zaman, kıskanırlar ve bunu sahiplerine hal ve tavır ile belli ederler. Bazen sevilen köpeğe zarar verdikleri olur.

Sadakati: Sahiplerini yitirdikleri veya onlardan ayrı kaldıkları zaman, yemeden içmeden kesilirler. Gözleri donuklaşır, hareketleri yavaşlar. Yüz hatları, çökmüş bir insanın halini hatırlatır. Günlerce ulur, ağlar, huysuzlanır, hayata küserler. Birbirleri ile boğuşur veya gelişi güzel toprağı eşerler. Trafik kazası sonucu eşlerden birinin ölmesi sonucu, diğerinin günlerce ölen eşinin başında beklediği, çok sık şahit olunan hadiselerdendir.

Yemek Terbiyesi: Eğer küçüklükten itibaren, sadece sahibi tarafından beslenmeye alıştırılmış ise, başkasının verdiği yemeği yemez. Kendisini besleyen sahibi hariç, yemek yerken yanına kimseyi sokmaz. Gerçek Kangal sahipleri, Kangal'ı ile dostluk kurmuş kimseler, köpeği et yerken, ağzından etini geri alabilirler.

Tuvalet Terbiyesi: Yattığı, yaşadığı yere işemez ve pislemezler. Buna doğdukları andan itibaren riayet ederler.

İnsan Sarraflığı: Kötü niyetli ve iyi niyetli kişileri birbirinden ayırabilirler. Çok sık olmasa da, bazı köpekler sebepsiz yere bazı insanlara saldırırlar. Bunu, biraz yetiştirmeye, biraz da o kişinin kötü karakterli ve negatif elektrik yaymasına bağlayabiliriz. Sürekli kötü muamele görmüş, dövülmüş, sevgi görmemiş, bağlı tutulmuş, dar veya karanlık bir mekanda tutulmuş köpekler saldırgan eğilimler gösterebilirler. 

Sahibinin samimi arkadaşlarını tanır, onlara müsamahalı davranır. Ama araya mesafe koyar. Sahibi yanındayken, sahibinin arkadaşı eve geldiğinde ses etmez ama, sahibi yokken içeri bırakmaz.

Zayıflara karşı merhameti: Kendisinden zayıflara, kendinden cüsse olarak çok küçük köpeklere saldırmaz, çok zorlanmadıkları takdirde, zarar vermezler. Bilhassa çocuklara karşı çok sabırlıdırlar. Küçük yavrular dahi, çocuklarla çok çabuk ilişki kurarlar.

İş ciddiyeti: Eğer bir koyun sürüsüne bekçilik ediyorsa, sürüden ayrılan bir koyunu yalnız bırakmaz. Koyun kımıldayamayacak durumdaysa, başından ayrılmaz. Bazen çobanın unuttuğu veya attığı değersiz bir eşyayı, kırık bir tabağı bile beklediği olur.

Uyum (Adaptasyon) Kabiliyeti

Uyum yani adaptasyon kabiliyeti, hayvan yetiştiriciliği ve ıslahında çok önemli bir kavramdır. Bir hayvanın, içinde bulunduğu ortamdan ve çevre şartından, daha değişik bir ortama ve çevre şartına nakledildiği zaman, herhangi bir veriminde azalma olup, olmaması kabiliyetine denir.

Genellikle genetik ilminde, yüksek verim ile adaptasyon arasında ters bir ilişki vardır. Yani herhangi bir özellik bakımından yüksek bir verime sahip bir hayvanın uyum kabiliyeti, o verim yönünden düşüktür. İdeali her ikisinin de yüksek olmasıdır.

 Sertleşme Alâmetleri

Normal şartlarda, kendilerine saldırılmadığı ve kendisinin sorumlu olduğu alana girilmediği zaman, saldırgan değildirler. Böyle bir durumla karşılaşınca, sırasıyla şu hareketleri yaparlar;

1-Yabancı bir kimse kendi sorumluluk alanına izinsiz girerse, önce hareketsiz kalır, dikkat kesilir ve gözlerini muhatabına diker.

2-Karşıdaki bu mesajı almaz ve ilerlemeye devam ederse, eğer oturuyor veya yatıyorlarsa, hemen ayağa kalkarlar. Tam cepheden durarak, hafif geriye kaykılır, başlarını öne eğerler. Gözlerinin üst tarafından bakmaya başlarlar. Müteakiben hafif bir hırlama sesi gelir. Kuyruk tam ileriye doğru, halat kangalı gibi kıvrılmıştır. Kulakları geriye yatmış, sırt tüyleri dikleşmiştir. Vücudu yay gibi gerilmiştir. Ağzı da gerilmiştir ve hırlarken, dişleri hafiften gözükür.

3-Karşıdakinin kışkırtıcı hareketi devam ediyorsa, bu aşamada, olduğu yerde havlamaya, bu arada bol bol dişlerini göstermeye başlar. Havlarken ağzından salyalar saçılmaktadır.

4-Tecavüz yine devam ediyorsa, bu sefer rakibin üstüne, havlayarak hamle yapmaya başlar. Maksadı onu durdurmak veya bir yere sıkıştırıp, etkisiz hale getirmektir.

5-Eğer saldırgan mesajı almamakta ısrar ediyor ve durmuyorsa, artık üzerine saldırmaktan başka bir çaresi kalmaz.

 Kavga Taktikleri

Kendisine sataşılmadığı ve sorumluluk alanına girilmediği zaman gayet uysal bir hayvan olan Kangallar, kavga ve dövüş konusunda çok ustadırlar.

Genellikle çift olarak yetiştirilen Kangallar, kavga esnasında sürekli birbirlerini korurlar ve eşinin ezilmesine müsaade etmezler. Kavga ederken eğer yalnız başlarına iseler, arkalarını bir yere vermeye gayret ederler.