ISLAH
Bu kitapta mümkün mertebe ilmi terimlerden kaçınılmakta veya parantez içinde, anlaşılır olanları belirtilmektedir. Buna karşılık bu bölümde mecburen bilimsel terimler ve anlatım dili kullanılmıştır.
Kayıt Tutma
Islah çalışmalarının ilk basamağıdır. Elde sağlıklı tutulmuş rakamlar olmazsa, hiçbir şey yapılamaz. Bir hayvan doğduğu andan itibaren başlamak üzere, gerekli görülen bütün özelliklere ait rakamlar ve bilgiler toplanmalıdır. Bilahare yapılacak olan seleksiyon (seçme) çalışmalarında, bu rakamlar ıslah çalışmasına temel teşkil edecektir.
Köpeklerin gerek dış görünüm, gerek davranış özelliklerinin iyileştirilmesi iki yolla sağlanır. Bunlar:
1-Genotipin iyileştirilmesi
2-Çevre şartlarının iyileştirilmesi
Genotipin iyileştirilmesi zahmetli, pahalı ve uzun süre isteyen bir yoldur. Etkisi gelecek nesillerde görülür, kalıcıdır. Çevre şartlarını iyileştirerek ise, kısa sürede netice alınabilir. Ama fenotipte (dış görünüşte) meydana gelen bu ilerleme döllere geçmez. Burada akla şu soru gelmektedir; bunlardan hangisi önemlidir? Yani hangisi kullanılmalıdır. Cevabı; "Her ikisi de" olacaktır.
Genotipi İyileştirme
Hayvan Islahı Bilimi'nde çok önemli bir kural vardır:
ΔG = i . h²
Bu formülde ΔG, bir generasyonda (nesilde) elde edilen genetik ilerlemeyi ifade eder. i, seleksiyon üstünlüğüdür. Yani herhangi bir karakter yönünden seçilen hayvanların ortalamasının, içinden seçildiği sürünün ortalamasına olan üstünlük farkını ifade eder. h² ise, kalıtım derecesidir. Yani üzerinde durulan özellik bakımından, yavrulara geçen farkın genotipten (genetik yapıdan) ileri gelen kısmını ifade eder.
Bir misal: Misalle konu daha iyi anlaşılacaktır. Bir çiftlikte 100 adet erkek, 100 adet dişi köpeğin bulunduğunu farz edelim. Yapılan ıslah çalışmasında, anlaşılması kolay olacağından,vücut ağırlığının artırılmasına çalışılacağını düşünelim.
Önce erkeklerin ağırlığı tartılır. 100 erkeğin ağırlığı ortalama 70 kg olsun. Bu 100 erkeğin içinden en iyi 20 tanesi seçilecektir. 100 erkek Kangal'ın ağırlıkları, yüksekten düşüğe doğru, yukarıdan aşağıya sıralanır. Üstten, en ağır 20 erkek seçilir. Diğer 80 erkek herhangi bir dişi ile çiftleştirilmez. Seçilen 20 erkeğin ağırlığı da ortalama 80 kg olsun. Bu durumda, seçilen 20 erkeğin seleksiyon üstünlüğü 80-70 =10 kg olacaktır.
20 erkek, rast gele olmak kaydıyla, 100 dişi ile çiftleştirilir. Diyelim ki her dişiden 8 yavru almak kaydıyla, 800 adet yavru elde edilsin. Normal şartlarda, bunun 400 tanesi erkek yavru, 400'ü de dişidir. Yavrular büyütülür. Ergin hale gelince, 400 erkek Kangal'ın ağırlıkları tartılır. Ortalama 74 kg olsunlar. Bu durumda, bir generasyonda (nesilde) elde edilen genetik ilerleme (ΔG) = 4 kg.dır. Kalıtım derecesi ise;
ΔG = i . h²
ΔG 4
h² = ------- = ------- = 0,4
i l0
Bu durumda, erkek köpeklerin ergin canlı ağırlığının kalıtım derecesi 0,4 denir. Bunun anlamı şudur: Daha önce damızlık olarak ayrılan 20 erkeğin, tüm sürüdeki 100 erkeğe olan 10 kg üstünlüğünün genetik olan yani genlerden ileri gelen, kalıtsal kısmı 4 kg demektir.
Geri kalan 6 kg.lık fark çevre şartlarından (e²) meydana gelmiştir. Yani e²= 0,6'dır. Bu 20 damızlık erkek köpek, yavruyken daha çok süt içmiş, büyüyünce daha iyi beslenmiş, daha iyi yerde yatmış ve bakılmış ve bundan dolayı sürüde ki diğer 80 erkekten daha ağır olmuşlardır. Bu 6 kg.lık fark kalıtsal olmadığı için, yavrulara geçmemiştir. Her zaman h² + e² = 1'dir.
Genetik İlerlemeyi Artırma Yolları
ΔG = i . h² formülünde sağlanan genetik ilerleme, bir generasyonda (nesilde) sağlanan ilerlemedir. Eğer bu formül, generasyonlar arası süreye ( y ) bölünürse, 1 yılda elde edilen genetik ilerleme bulunur.
ΔGy = i . h² / y
Formülde de görüleceği gibi; genetik ilerlemenin (ΔG), artması için, seleksiyon üstünlüğü ( i ) ve kalıtım derecesinin ( h² ) büyümesi, generasyonlar arası sürenin ( y ) küçülmesi gerekir. Bunu sağlamanın çeşitli yolları vardır. Fakat bu kitabın hacmini aştığı için, bu konulara geniş bir şekilde değinilmeyecektir.
Fakat sadece başlık olarak bahsetmek gerekirse;
1-Seleksiyon üstünlüğünü ( i ) artırmak için;
a-Döl verimini artırmak,
b-Ayıklamayı azaltmak,
c-Varyasyonu yükseltmek,
d-Embriyo transferi yapmak
e-Suni tohumlama uygulaması gibi çarelere başvurulabilir.
2-Kalıtım derecesini ( h² ) artırmak için;
a-Çevre şartlarının etkisinin azaltılmak,
b-Kan tazelemek,
c-Akraba hatlar teşkil etmek,
d-Platoyu kırmak,
e-Mutasyondan yararlanmak gibi yollar akla gelebilir.
3-Generasyonlar arası süreyi ( y ) azaltmak için;
a-Erkekleri her yıl değiştirmek,
b-Seleksiyonu mümkün mertebe erken yaşlarda yapmak,
c-Dolaylı seleksiyon uygulamak gibi yöntemler kullanılabilir.
Akrabalı Yetiştirme
Akrabalı yetiştirmeden kesinlikle kaçınılmalıdır. Kangal Köpeği, kardeşi, annesi, babası ve çocukları ile çiftleşmez. Ama birbirlerinin kokusunu bir kaç km öteden alamayacak şekilde başka eş bulamazsa, neslini sürdürme içgüdüsüyle, birbirleriyle yakın akraba Kangal Köpekleri çiftleşebilir.
İnsan hücrelerinde, canlıda genetik yapının şekillenmesine yarayan ve her biri bir karakteri temsil eden "gen" adı verilen yapılar vardır. Akrabalı yetişen hayvanlarda, bazı karakterler bakımından Homozigot (birbirine benzer) genler, aynı köpekte buluşabilir. Bu gen, herhangi bir kalıtsal hastalığa sebep olan, canlıya zarar veren nitelikte, kötü karakterli bir gen ise, telafi edilmez zararlara yol açılır. Köpeğin esas ırk özellikleri bozulmaya başlar.
Çevre Şartlarını İyileştirme
Çevre şartı dendiği zaman, hayvan üzerinde etkili olan bütün faktörler anlaşılır. Her türlü bakım, besleme, barınma, sıcaklık, nem, yetiştiricinin veya bakıcının tecrübesi, dişi köpeğin annelik kabiliyeti, dişinin gebe kalma yaşı, mevsim ve iklim şartları, dişinin yazın veya kışın doğum yapması ve bir batında doğan yavru sayısı gibi akla gelen bütün faktörler birer çevre şartıdır.
Misal vermek gerekirse, ergin köpekler ve yavrular iyi bakılmalı, beslenmeli, uygun şartlarda barındırılmalı, fazla sıcak, soğuk ve nemden korunmalıdır. Yetiştirici veya bakıcı tecrübeli olmalı, dişinin annelik vasfı iyi olmalı, dişinin ilk gebeliği 18 aydan sonra olmalı, ama çok da yaşlı olmamalıdır. Mevsim ve iklim şartları normal olmalıdır.
Önemli Bir Yetiştirici Hatası
Erkek ve dişi Kangal Köpeği normal bir beslenmeye tabii tutulursa, 10-12 aylık civarında cinsi olgunluğa erişir. 10-12 aylıkken, vücut hâlâ büyümeye devam ettiğinden, dişi bu yaşta ilkine kızgınlık gösterince gebe kalmamalıdır. Eğer gebe kalırsa, dişi hem kendi büyümesini, hem de yavruların büyümesini normal şekilde sağlayamaz. Genellikle hem anne, hem de yavrular olumsuz etki-lenir.
Bu olay şuna benzer: Anadolu'daki kız çocukları, ortaokul çağında iken (12-15 yaş arası) çocukluktan genç kızlığa geçerler ve çocuk doğuracak özelliklere sahip olurlar. Ama 12-15 yaşında ki bir kız çocuğunun bedensel büyümesi 20-22 yaşına kadar sürer. Eğer bu kız çocukları 12-15 yaşlarında iken evlendirilirlerse, hamile kaldıkları zaman ne kendilerini sağlıklı bir şekilde büyütebilirler, ne de karınlarındaki çocuğu. Zaten günümüzde köy yerlerinde ki durum budur. Bu yüzden köy yerlerinde; düşük yapma, erken doğum, ölü doğum, çocuğun ilk yıllarda ölmesi veya sık, sık hastalanması, annenin sürekli hasta olması çok yaygındır.
Dişiler yılda iki kere kızgınlık gösterirler (kızan olurlar). 10-12 aylık olunca görülen ilk kızgınlık atlatıldıktan sonra, 15-18 aylık iken 2. kızgınlık meydana gelir. Dişinin bu yaşta iken gebe kalması, hem kendi, hem de yavrularının sağlıklı doğup büyümesi açısından daha yararlıdır.
Köy yerlerinde, erkek ve dişi serbestçe dolaştığı için, 10-12 aylık iken dişi gebe kalır. Haliyle vücut hem kendini, hem yavruları besleyeyim derken, ikisini de beceremez. Bunun neticesinde gebelikte yavru atma olur, doğum zor gerçekleşir, ölü doğum olur, doğan yavruların bir kısmı doğumdan hemen sonra ölür, yavrular yavaş büyürler.
Fakat en önemlisi hem anne, hem de yavrular ufak kalır. Buna Hayvan Islahı biliminde "Sabit Çevre Faktörü" denir. Sabit Çevre Faktörü; hayvanın ömrünün bir devresinde meydana gelen bir aksaklığın, ömrünün geri kalan bütün devresinde etkisini göstermesi hadisesidir.